Orjinal Yazım Tarihi: 21/04/2010
Bugün sadece bir konudan bahsedicem diğer günler diğer sorunlarınıda ele alırım.
Dersler; Örneğin türk edebiyatı tarihi iyi negüzel hoş ama bunu görecek kesim var görmemesi gereken bir kesim var. şimdi görecek olanlar sözel grupları olmalı. Fen öğrencisi bunu görmemeli çünkü bu ders ne gelecekte nede şuan bir fen öğrencisine yarar sağlamaz. illahi bir özel ders koyacan ezberletecemmi diyonuz ? ozaman Bilim Tarihi diye bir ders koyun. Veya Fen gruplarına uygun birşey koyun. Banane edebiyat tarihinden. O bunu yazmış bu şunu...
Ama Tarih önemli bir dersdir Kesinlikle zorunlu olmalı bir Türk kendi Tarihini bilmeli.
bu bazıları fende sözel ders olmasın diyenler içindi
Ama dediğim gibi Edebiyat Tarihi gerçekten gereksiz bişey. Banane Tevfik Fikretten ?
Dil ve Anlatıma gelince yani dilbilgisi bencede bu gerekli. çünkü insan yazı yazarken konuşurken yanlış yaptığı çok şey olabiliyor. Ama kesinlikle fen gruplarına öğretiş şekli değişik olmalı. yani bizde 2 ders olan DVA, TM ve sözelde 5 ders ve her grubada aynı kitabı kullandırıyorlar. her gruba Aynı müfredatı koymak kadar saçma bişey yok. müfredatların 2 derse uygun hale getirilmesi gerekir.
bir insan Fen'e ne için gider ? Mantıklı şeyler yaparak ezberden kurtulmak için gider. Fakat eğitim sistemimiz veya çoğu öğretmenlerimizin anlatış şekilleri öğrenciye ezberletmeye dayalı Mantığını kavratan çok az kişi var ama yinede mantıklı düşünen kişiler kendi kendine mantığını kavrıyor.
Biyolojide ezbere dayalı bir biimde öğretiliyor ülkemizde Bir öğrenciye hücre organellerini say desen çatır çatır sayar. Ama mikroskopta göster şu organeli desen gösteremez. veya bir mikroskopta bir soğan özünü hazırla ve bak deseler yine yapamaz. işte ezberin yol açtığı sonuçlar.....
felsefede gerekli bir derstir bence. Türk edebiyatı Tarihi yerine bu ders 3 saat olsa daha mantıklı ,insan düşünmeyi öğrenir hiç değilse.
Hayatta bildiğinizi sanıp , çok emin olduğunuz şeyler vardır. Ben size bunları mantık çerçevesinde gerçekliklerini veya yalanlarını açıklamaya çalışıcam.
26 Ekim 2010 Salı
Canlı,Fotosentez,Virüs
Not: Burada yazacaklarım tamamen benim görüşümdür hiç bir kanıtı yoktur. Biraz karışık gidicem konudan konuya geçicem.
Canlı dediğimiz şey tam olarak nedir ? Bence Canlı diye birşey yoktur çünkü canlılarda maddelerin birbirleriyle etkileşimi sonucu canlılık özelliklerini kazanıyorlar.
bir kimyasal reaksiyonu düşünün. Ama bir insanda bunlardan milyonlarcası oluyor. Bunlar belli bir sıraya göre gerçekleştiğinde bir davranışımız bir düşüncemizi gerçekleştirmiş oluyoruz. Doğadaki canlı dediğimiz herşey (insanlar hariç) belli bir düzen içindedir onlarında kendi aralarında etkileşimleri vardır. ama insanların doğayla etkileşimleri yoktur. insan aslında bu canlılar arasındaki etkileşimi bozmaktadır. insanın diğer canlılardan farkı ise beyinlerindeki etkileşimlerin daha fazla olması ve daha fazla sonuç çıkarmasıdır. Örneğin;
Bir kedide karşıdan araba gelirken kaçar.
Bir insanda karşıdan araba gelirken kaçar. fakat Bir kedi oradan geçerken önüne araba çıkacağını düşünemez çünkü beyindeki madde ler arasında öyle bir etkileşim olmamışdır.
Düşünün biz oksijensiz yaşayamayız. ve oksijende fotosentez sonucu oluştuğunu biliyorsunuzdur. ama bitki bizim için Oksijen gazı vermez. Bitki aslında artık Oksijen gazını atmosfere verir. ama Bu oksijen gazı ne yaşam formlarının açığa çıkmasına sebep olmuştur.ve hiç bir canlı bir başkası için çalışmaz bakın hepsinin yaptığı bir sonuç diğerinin oluşmasına sebep olmuş ve denge sağlanmıştır bu denge olmasaydı şuan yaşamda olmazdı. Yukarıdada dediğim gibi insanlar bu dengeyi bozmaktadır.
Virüslere gelirsek.
Virüsler bir nevi hücreyi hackleyip kontrolü ele geçiriyor. Ve bunu DNA-RNA kodlarıyla yapıyor. Bilgisayardaki virüslerde aynı yolla hacklemiyormu? Aslında bir yazılımı hacklememizde onun kodlarıyla oynamamız anlamına gelir.
DNA bizim yazılım kodumuzdur demiştim zaten. Evet yaşamda bu kodlar sayesinde var. ve bunların kontrolünü ele geçirmek mümkün.
Canlı dediğimiz şey tam olarak nedir ? Bence Canlı diye birşey yoktur çünkü canlılarda maddelerin birbirleriyle etkileşimi sonucu canlılık özelliklerini kazanıyorlar.
bir kimyasal reaksiyonu düşünün. Ama bir insanda bunlardan milyonlarcası oluyor. Bunlar belli bir sıraya göre gerçekleştiğinde bir davranışımız bir düşüncemizi gerçekleştirmiş oluyoruz. Doğadaki canlı dediğimiz herşey (insanlar hariç) belli bir düzen içindedir onlarında kendi aralarında etkileşimleri vardır. ama insanların doğayla etkileşimleri yoktur. insan aslında bu canlılar arasındaki etkileşimi bozmaktadır. insanın diğer canlılardan farkı ise beyinlerindeki etkileşimlerin daha fazla olması ve daha fazla sonuç çıkarmasıdır. Örneğin;
Bir kedide karşıdan araba gelirken kaçar.
Bir insanda karşıdan araba gelirken kaçar. fakat Bir kedi oradan geçerken önüne araba çıkacağını düşünemez çünkü beyindeki madde ler arasında öyle bir etkileşim olmamışdır.
Düşünün biz oksijensiz yaşayamayız. ve oksijende fotosentez sonucu oluştuğunu biliyorsunuzdur. ama bitki bizim için Oksijen gazı vermez. Bitki aslında artık Oksijen gazını atmosfere verir. ama Bu oksijen gazı ne yaşam formlarının açığa çıkmasına sebep olmuştur.ve hiç bir canlı bir başkası için çalışmaz bakın hepsinin yaptığı bir sonuç diğerinin oluşmasına sebep olmuş ve denge sağlanmıştır bu denge olmasaydı şuan yaşamda olmazdı. Yukarıdada dediğim gibi insanlar bu dengeyi bozmaktadır.
Virüslere gelirsek.
Virüsler bir nevi hücreyi hackleyip kontrolü ele geçiriyor. Ve bunu DNA-RNA kodlarıyla yapıyor. Bilgisayardaki virüslerde aynı yolla hacklemiyormu? Aslında bir yazılımı hacklememizde onun kodlarıyla oynamamız anlamına gelir.
DNA bizim yazılım kodumuzdur demiştim zaten. Evet yaşamda bu kodlar sayesinde var. ve bunların kontrolünü ele geçirmek mümkün.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)